Öncelikle Din Kelimesinin Terimsel Anlamı Olarak; İnsanların Doğa Üstü ve Kutsal Değerlere İnançlarıyla Ortaya Çıkan Ayinler yada Daha Farklı Uygulamalı Yöntemlerle Yapılan İbadetlerdir. İnsana Güven ve İnanç Sağlayan Bu Değerler, Saygınlıkla Yapılması Gereken Bütünlük İçermelidir. Bu Değerler Günümüzde de Bilindiği Üzere Farklı Kurallar İçeren ve Bu Farklılardan Oluşmuş Çok Fazla Din ve Mezhep Bulunmaktadır. Bu Kadar Dinin Oluşmasında ki En Büyük Temellerden Biriside Toplumlaşma yada Toplum İçerisindeki Gruplaşma Olarak da Nitelendirebiliriz. Bunu Temellendiren Düzenek Bilindiği Üzere Geçmişten Gelen Nice Nice Olaylar Üzerine Kurulmuş Farklı Değerler ve O Gün Şartları Altında ki Temel Kurallardan Oluşmuştur. Yani Biraz Daha Detaylara İndiğimizde Bu Yargı Tam Anlamıyla Evrensel Olmamakla Birlikte O Gün Şartları Altında Olmuş ve Kalıplaşmıştır.
İnsanlar Düşüncesel ve Özgürsel Fikirleriyle Yaşamları Üzerinde Güvenebilecekleri ve Sığınabilecekleri İnançlarla Yükümlü Olmaktadır. Bu İnanç da Konu Girişinde Bahsettiğimiz Üzere Beynin Düşünebilirliği ve Hayalleri Doğrultusunda Doğa Üstü Güçlerle Kendilerini Güvence Altlarına Alabildikleridir. İstekler yada Diğer Terimle Dilekler Sunarlar ve Bu Konuda Yoğunlaşırlar. Çeşitli Meditasyon Tasarımları da Diyebiliriz. Peki ya Günümüz de Bu Dinin Baş Geçitlerini Sunan İnsanlar, Hangi Kapsamlarda Toplumsal Yapıyı Aydınlattıklarını Sorguladığımızda Daha Farklı ve İlginç Nitelikte Olayları Gözlemleyebiliriz.
Hristiyanlığın Geçmişine Baktığımızda, Dini Değerler ve Kuralları İçeren Kutsal Kitaplarındaki Bilgileri, Din Adamlar Düşünce ve Çıkarları Doğrultusunda Sapmalarla Gerektiğince Bir İnanış Almış ve Toplumsal Değerlerini Kendi Kontrolüne Geçirmiş Bulunduğunu Gözlemleyebiliriz. Burada Dinin, İnsanlar İçin Önemini ve Bu Önem Doğrultusundaki Güvence,İnanç Gibi Unsurların Toplumda Hangi Doğrultularda Kullanıldığını da Gözlemleyebiliriz. Aynı Zaman Bir Yahudi Dinini Örnek Verecek Olursak, Bu Dine İnanan Toplumun Diğer Bütün Topluluklardan Üstünlüğünü ve Kutsal Kitaplarındaki İçerik ve Kurallara Göre Kendilerine Vaat Edilen Mükemmel Bir Yaşamın Sadece Onlarla Kısıtlı Olduklarını Öne Sürerler. Birde İslam Dinini Ele Alacak Olursak, Yine Başlarda Değimiz Üzere Geçmişten Gelen Olayları Üzerinde İnsanların Nasıl Bir Düşünce Yapısına Sahip Olduğuna Dönüp Bir Bakalım. “Peygamber Efendimiz de Savaşmıştı Bizlerde Savaşacağız !” Gibi Sözlerle Tarikatlar Oluşturulmuş Grupların ve İnsanlara Yaptıkları İşkenceleri Örnekler Verebiliriz. Burada İnsan Almak İstediği İfadeyi Yani İnsanın Temel Yapısını Oluşturan İnancın ve İnandıkları Dine Özgü Geçmişin Çok Daha Farklı Yorumlarla Kendi Düşüncelerini Katmaları Beraberinde Oluşturdukları Grupların Adına “Din İçin Savaşıyoruz Peygamberimizde Bu Şekilde Yapıyordu !” Gibi Bir Yorumlarla Dini Ayrı Bütünlükler İçerisine Soktuklarını Gözlemleyebiliriz. Toplum İçinde ki Gruplaşmalara Bir Örnekte, Sünni ve Alevi Bahanelerini Oluşturan İç Kargaşalar Yaşanmasıdır. İç Kargaşaların Temel Derinliklerine İndiğimizde Toplum İçerisinde Hep Bir Din Alet Edilmektedir. Buradaki Olay Artık Tamamen İnançtan Kopmuş, Farklı Boyutlarda Dini Gösterilerle İnsanların Nasıl Etkilendiklerini, Can Damarları Olan İnançtan Darbe Attıklarını da Gözlemleyebiliyoruz. Siyaset İçerisinde Bile Bu Tarz Konuları Ele Almak Artık Gündemden Düşmeyen ve En Güncel Konular Arasında İlerleyen Din, Artık İnsanların Beyin Yıkama Yöntemlerini Oluşturmaktadır. Din, Artık Toplumsal Değerleri ve Düşünceleri Kısıtlayıcı, Teknolojiyi Bilimi Bile Kötüleyici Şekilde Anlaşılmasını Sağlayacak Pozisyona Gelmektedir.
Tam Anlamıyla Artık Toplumu İçten İçe Sömürü Haline Getirerek Kullanabilen Bir Sistematik Düzenek Olarak Tanımlayabiliriz. Gerekli Olan Şeyler Başında Mantıklı Düşünmemizi Engelleyecek ve Bir Sistem İçinde Sürüklenmeye ‘DUR’ Demek Olabilir.